Genel olarak bahsetmek gerekirse; milletin anlattıklarından o bölgenin çok da Arap esintileri taşımadığını, son derece rahat takılınabildiğini vs. duymuştuk. Bu söylenenler gerçekten doğru, kendinizi bir Arap ülkesinde gibi hissetmiyorsunuz. Yani açıkçası size bunu hissettiren birkaç şeyden biri Arapların kıyafetleri. Onun dışında iş nedeniyle birçok Avrupalı ve Amerikalı'nın bulunduğu bir yer. Ayrıca Hintli de çok fazla. Bu kadar olacağını hiç tahmin etmedik. Ancak tüm bu söylediklerimiz sizin bazı noktalarda dikkatsiz davranmanızı gerektirmesin. Sonuçta her ne kadar çok hissetmeseniz de bir Arap ülkesindesiniz ve bazı kurallar var. Mesela bize ilk söylenenlerden biri sokakta öpüşmememizdi. Geçen yıllarda bir turist çift bu nedenle tutuklanmış. Otobüslerde ilk sıralar kadınlara ait. Trenlerin bazı vagonları kadınlara özel (diğer vagonlar karışık). Dikkat etmek lazım yani, kadın vagonunda bulunan bir Avrupalı erkeğe arka taraflara geçmezse ceza yiyebileceği söylendi. Bu gibi durumlar nedeniyle çok da gamsız davranmamak lazım:)
Açıkçası buraların ihtişamı herkesin dilindeydi, biz de genelde doğa sevdalısı insanlar olduğumuz için 'ya insan yapımı binalar işte ne kadar etkiler ki bizi' falan diyorduk ama dürüst olmak gerekirse gerçekten etkilendik. Şehrin değişik bir aurası var. O ihtişam insanı etkiliyormuş:) Adamlar yapılması mümkün olan her şeyi parayı bastırıp yaptırmışlar. Bu durum insanı şaşırtıyor resmen. Birçok atraksiyonda 'yok artık' diyorsun. Ancak inanılmaz pahalı bir ülke. Aslında eskiden bu kadar değilmiş de işte hep karşımıza çıkan aynı sorun olan kur farkı vs. Ama bize sorarsanız sadece kur farkı demek haksızlık olur, gerçekten özellikle atraksiyonlar çok pahalı. Taksicinin biriyle konuşurken adam şöyle dedi; 'Dubai güzel ülke, güvenli ve çok pahalı'. Demek ki kendi halkı için de pahalı bir yer. Güvenlik demişken; biz çok güvenli bulduk. Bizi rahatsız eden herhangi bir durumla karşılaşmadık. Ülkedeki kolaylıklardan biri de neredeyse herkesin İngilizce konuşması. Büyük kolaylık.
Ulaşım olarak genelde yürüdük. Ancak çok geniş bir şehir yani bazı yerlere yürümek imkansız. Metro veya otobüs kullanabilirsiniz. Metro ana yol için ideal, otobüs de sahil tarafı için ideal. Taksi pahalı.
Hava durumundan bahsetmek gerekirse; biz Kasım'da oradaydık. Herkes çok güzel zamanda geldiniz dedi ama gene de çok sıcaktı, 33-34 derece falan. Yaz ayları felaketmiş. Öğrendiğimiz kadarıyla yazın çalışanlar genelde binalar arasında altı geçitleri kullanıyormuş. Sokağa çıkmak eziyet diyorlar. Sanırım bu kadar avm yapmalarının ana nedeni de hava durumu. Gezerken belirli aralıklarla kendinizi kapalı, klimalı bir yere atmak istiyorsunuz.
Gelelim bizim gözümüzden Dubai'ye;
1- Burj Khalifa: Dubai'de inşası 4 Ocak 2010 tarihinde tamamlanan dünyanın en yüksek gökdelenidir. 828 metrelik yüksekliğe sahiptir ve 160 katı kullanılabilir bir yapıdır (Vikipedi).
İşte dünyanın en yüksek binası karşımızdaydı. Gerçekten etkileyici bir yapı. Dubai Mall hemen yanında olduğu için kalabalık hiç bir zaman azalmıyor. Her daim yoğun bir bölge. Tepesine çıkabilir ve güzel bir manzara izleyebilirsiniz. Bu kadar yüksek bir binaya çıkmak farklı bir deneyimdi. Gündüz, gece veya akşamüzeri şeklinde yukarıya çıkma zamanları belirlemişler. Fiyatları farklı. Biz akşam üzerini tercih ettik. Hem gündüz hem de gece ışıklı halini görelim diye. Bu saatlerde çıkmak kişi başı 210 Dirhem ile en pahalısı tabii ama değdi açıkçası. Uzunca bir süre tepede takıldık. Bayağı hoşumuza gitti. Ancak hayalimizde Palmiye Adaları'nı görmek vardı ama ne yazık ki sis yüzünden o kadar uzağı net göremedik, silik bir siluet şeklindeydi. Bu arada gözlem yerine çıkan asansörün hızı da inanılmaz. Aklımızda kalan deneyimlerden biri oldu. Bir de unutmadan aşağıdaki su şovunu yukarıdan izlemek de güzeldi.
5- Marina Bölgesi: Marina da çok hoşumuza giden yerlerin başında geldi. Çok kaliteli bir bölge. Çalışmaya gelen beyaz yakalıların genelde burada oturduklarını duyduk. Gezerken de sürekli spor yapan Avrupalılar dikkatimizi çekti. Kumsala da bağlantısı olan marinayı görmenizi öneririz.
Ayrıca gökdelenler arasında bulunan yürüyüş yolu da oldukça popüler ve güzel. Manhattan'ın liman etrafına yapılmış hali diyebiliriz. Okuduğumuz kadarıyla buradaki Cayan Tower adlı bina dünyanın en burgulu binası olarak da biliniyor.
7- Jumeirah Plajı: Çok uzun bir plaj. Belirli yerlerinde harika tesisler var, bayıldık. Deniz çok güzel değil ancak kumsal süper. Plaj tarafında biraz ulaşım sıkıntısı var. Metro bu bölgede yok. Metroyla bir yere gelip oradan aşağı sahil tarafına yürümeniz gerekiyor ki bayağı uzak. Tercihiniz otobüs olabilir. Zira sahil tarafında genelde otobüs kullanılıyor.
Biz en çok Jumeriah Beach'in La Mer adlı açık hava avm kısmını beğendik. Jumeirah Camisi'nin hemen aşağısında. Çok güzel restaurant ve cafeler var. Tüm gün keyifle zaman geçirebilirsiniz. Kite Beach ve Burj el Arab'ın oradaki plajlar diğer tercih ettiğimiz plajlar oldu.
İlk yapıldığı zaman dünya genelinde bayağı bir dikkat çekmiş olan meşhur otel. Açıkçası şimdi o eski görkemi yok ama gene de turistlerin pas geçmediği noktalardan biri. Biz de görmeden gelmek istemedik tabii, otele sadece gezmek için giremiyorsunuz ya yemek yemeniz gerekiyor ya da barına falan girmeniz lazım, bu nedenle biz de yemek mi yesek falan dedik lakin aldığımız fiyat bilgisi karşısında hiç de iyi bir fikir olmadığını anladık:) Fotoğrafını çektik, yanındaki sahilde de ışıklandırılmış Burj Al-Arab manzarası ile birlikte keyfimizi yaptık. Yeter mi? Bize yetti açıkçası....Zira otel içerisini görmek için neredeyse kişi başı 1000 Dirhem falan vermeniz gerekiyor.
Otelin hemen karşısında yapısı ile ilgi çeken diğer bir otel Jumeriah Beach Hotel ve otele ait olan Dubai'nin en meşhur su parkı olan Wild Wadi Park bulunuyor ancak girişi kişi başı 336 Dirhem.
10- Atlantis Otel: Palmiye Adası'nda bulunan otel özellikle akvaryumu ve su parkı ile meşhur. Otele metro ile gidiş dönüş 25 Dirhem'e ulaşıyorsunuz. Metroyla otele doğru giderken aşağıda gerçekten harika bir su parkı olduğunu gördük. Oteli gezdik ancak zaman olmadığı için atraksiyonlara girmedik. Ancak şunu da söylemek gerekir ki eğer atraksiyonlara girmeyi düşünmüyorsanız otele gidip gezmeye gerek yok açıkçası. Girmek istediğimiz bazı bölgeler için sadece konaklayanların girebileceğini söylediler. Yani bu otelin olayı akvaryumu ve su parkı. Lost Chambers Akvaryum'u oldukça başarılı bir akvaryummuş, girişi 100 Dirhem.
13- Deira ve Old Baladiya Yolu: İşte burası zengin Dubai'den koptuğunuz, halkı gözlemleyebileceğiniz bölge. Mutlaka uğramalısınız. Çoğu kişinin Hintli olduğunu görünce daha da fazla şaşıracaksınız. Bu kadarını hiç tahmin etmemiştik açıkçası. Bazı yerleri Laleli'ye bazı yerleri Eminönü'ne benzettik. Old Baladiya ise Deira bölgesi içinde çarşıda yer alan meşhur bir sokak.
15- Municipality Müzesi: Deira Bölgesi'nde yer alan müzeye aslında girmeye niyetlendik ancak saat geç olduğu için kapanmıştı. Bunun dışında gene bu bölgedeki Al Ahmadiya Okulu ve Heritage Evi'ne gene 2 yıl sürecek bakım çalışması nedeniyle kapalı oldukları için giremedik. Diğer bir kapalı müze ise çarşının içindeki Kadın Müzesi oldu. Açıkçası müze konusunda biraz şanssız olduğumuzu söylemeliyiz ya da sezon nedeniyle mi böyleydi bilemiyoruz.
16- Bur Dubai ve Heritage Village: Deira'dan alt geçitle yolun karşı tarafına geçtiğinizde yer alan bölgeye Bur Dubai deniyor. Çok güzel bir sahil şeridi var ve burada birçok müze bulunuyor. En sevdiğimiz bölgelerinden bir tanesi burası oldu, hemen körfez kıyısında yer alan bu bölge görülmeye değer. Eski Dubai evlerini ve sokaklarını gözlemleyebileceğiniz Heritage Village'da ise çoğu ev müze olarak gezilebiliyor. Ancak bizim olduğumuz dönemde çoğu ev tadilattaydı. Gene de sokaklarında gezmek yeterli oldu.
Gene aynı bölgede bulunan Sheikh Obaid bin Thani evi de Sheikh Obaid bin Thani'nin eski resmi konutudur. 1916 yılında denizden alınan taşlar, alçı taşı ve çamurdan yapılmıştır. Şu an bir müze olarak kullanılmaktadır (Wikipedia).
Her iki binayı da gördük ancak 6 aylık tadilat olması nedeniyle kapalıydılar ne yazık ki.
18- Crossroads of Civilizations Museum: Aynı bölgede yer alan müzeyi de kapalı olması nedeniyle pas geçtik:)
22- İpek Çarşısı: Bur Dubai'deki Heritage Village'dan devam ettiğiniz zaman gene Baharat Çarşısı'nın benzeri mimariye sahip İpek Çarşısı'na ulaşıyorsunuz. Burada da tekstil ürünleri satılıyor.
23- Al Fahidi Historical (Bastakia) Neigbourhood: Dubai Müzesi'ni geçerek devam ettiğinizde karşınıza müzelerle dolu bu bölge çıkacak. Burada Alserkal Cultural Foundation, Kahve Müzesi, yerel sofralarında sizi ağırlayarak Dubai kültürünü anlattıkları Sheikh Mohammed Centre for Cultural Understanding gibi belli başlı müzeleri göreceksiniz. Bunların yanında sanat galerileri de bulunuyor. Uğramanızı öneririz.
24- Al Seef Mall: Al Fahidi'nin hemen yanından sahil boyunca devam eden bu alışveriş merkezi başlıyor. Buraya buranın da yapım müdürü olan arkadaşımın yönlendirmesi ile geldim. En beğendiğim Mall burası oldu. Buradaki yapıların hepsi yeni yapılmış ama eski binalardaki deformasyonlar ve yapım teknikleri irdelenerek 'eski' havası verilmiş ve o kadar güzel yapılmış ki gerçekten eski evlerden daha eski duruyorlar. Mesela eski bir evde neresi çatlarsa analiz edip oraları çatlatmışlar veya merdivenlerin ortası daha çok kullanıldığı için o bölgeleri deforme etmişler. Yolunuzun üzerinde olduğu için buraya uğramanızı öneririm.
25- Museum of Illusions: En keyif aldığımız müzelerden birisi de buydu. Bu müze dünyanın birçok şehrinde bulunuyor, bize de buradakine gelmek nasip oldu. Yakında İstanbul'da da açılacağını sitesinde söylüyor. Nat Geo'daki Zihin Oyunları'nı canlı canlı görebileceğiniz bir yer. Çok şaşırtıcı deneyimler ile ayrılıyorsunuz. Bir noktaya 30 saniye baktığınızda etrafının rengi değişiyor, uzaktan bir şeye baktığınız zaman derinliği kayboluyor, aynalarla dolu bir sonsuzluk odası var ve her yerde siz oluyorsunuz. Çok zevkliydi, tavsiye ederiz, girişi 80 Dirhem.
26- Etihad Museum: İçini gezmedik ama şehrin ismi geçen müzelerinden biri. Girişi 25 Dirhem.
30- Global Village: Şehir merkezinin biraz dışında olan bu yer hayatımda gittiğim en iyi halk atraksiyonlarından biriydi diyebilirim. Koskoca bir alana dünyanın bütün ülkelerinden stantlar yapmışlar. Hepsinin büyük cepheleri ülkelerinden izler taşıyor. Herhangi birinden içeri girdikten sonra içeride uluslara has olan ürünleri, yiyecekleri, kültürel gösterileri bulabiliyorsunuz. Hayatımda yemediğim birçok şeyi burada tatma fırsatı buldum. Kendi yörelerine ait dans ve müzik gösterileri çok başarılıydı. En güzel tarafı ise tüm Dubai halkı buradaydı, yüz binlerce kişi vardı, halkın yoğunca katıldığı atraksiyonlar her zaman en sevdiklerimiz olmuştur. Girişi 15 Dirhem, ancak her yerden bir şeyler alıp tadıyorsunuz, masraf oraya buraya gidiyor. Buraya otobüsler Mall of Emirates'den, Al Ghubaiba, Ittihad ve Rashidiya istasyonlarından kalkıyor.
Bununla beraber güzel bir lunaparkı ve konser alanı bulunuyor. Burada ünlü isimler de çıkıyor, biz oradayken Essa Al Marzoug diye Kuveytli birini dinledik, gayet başarılıydı.
31- Miracle Garden: Global Village yolunda olan ve gene şehir dışında olan bir diğer atraksiyon ise Miracle Garden. Burada çiçeklerden birçok şey yapmışlar. Bunların içinde çizgi film karakterleri, hayvanlar, evler, figürler, hatta bir tane de uçak var. Daha çok ailece gidilebilecek bir yer. Zamanınız kalırsa uğrayabilirsiniz. Mall of Emirates'in oradan otobüsle buraya ulaşabiliyorsunuz. Girişi 50 Dirhem. Hemen yanında kelebekler ile dolu olan Butterfly Garden bulunuyor. Fotoğraflarda gün ışından faydalanmak için gündüz gitmenizi öneririm.
32- Dubai Hipodromu: Buralara kadar gelmişken at yarışının en önemli mabetlerinden birini görmemek olmaz dedim ve bir Perşembe akşamımı buraya ayırdım. Zira Mart ayında Dünya Şampiyonası oluyor burada ve yer bulmak çok zor. Diğer zamanlarda ise iki haftada bir Perşembe günleri yarışlar yapılıyor. Hipodrom inanılmaz büyük, Veliefendi'nin katlarca büyüğü. Bir bölümü parasız girişli iken bir bölümüne de para ile giriş yapabiliyorsunuz. Parasız yerden girerek halk ile takılmayı tercih ettim ve genelde buralarda hayatını sürdüren Asya ve Afrikalı ailelerin çoğunlukla geldiği bir yer olduğunu gözlemledim. Girişte bir öss anahtarı gibi kağıt veriyorlar ve unutmayın sağdan sola doğru ilk üç atı yazıyorsunuz ve doldurup bir poşete atıyorsunuz. Kumarın yasak olmasından dolayı tercihlerinize göre altı yarış birincisi, her ayağın ilk üçü, çifte, üçlü ganyan, bir ayakta ilk beş atı bilme gibi ödülleri var ve gayet iyi paraları çıkışta zarf içinde nakit para olarak veriyorlar. Herkesin bir hakkı olduğu için herkes maaile gelmiş, her yerde piknik yapıp kağıt oynuyorlar. Hem keyifli vakit geçiriyorlar, hem de daha çok şansları oluyor. Spikerler İngiliz ve genelde localardan falan İngilizler ve Dubai'liler çıkıyor. Kaliteli atlar koşuyor. Eğer sizin de benim gibi at yarışına merakınız varsa uğramanızı öneririm. Çıkışta belirli yerlere servis var. Dubai Mall'dan taksi ile çok uzak değil. Ayrıca burada bir otel ve meşhur bir kaç gece kulübü bulunuyor. Şeyh'in en sevdiği şeylerden biri atlar olduğu için burayı çekici bir bölge yapmaya çalışıyordur diye düşünüyorum.
33- Dubai Park & Resorts: Dubai'den Abu Dhabi'ye doğru olan Jebel Ali'nin iç taraflarında olan bu yere İbn Battuta otobüs garından kalkan otobüs ile gelebilirsiniz. Sefer saatlerine bakmanızı öneririm, çok sık otobüs bulunmuyor, genellikle araba ile geldikleri bir yer burası. Burada 3 tane büyük eğlence parkı bulunuyor. Bunlar Legoland, Bolywood Park ve Motiongate. Kızım olmadığı için Legoland'a girmedim ama oldukça pahalı olduğunu söyleyebilirim. İçindeki Water Park kısmı ile beraber 525 Dirhem yazıyordu ki 4 kişilik bir aile için en az 3.500 liralık bir gün demek bu. Bolywood Park 175 Dirhem ve Motiongate ise 245 Dirhem. En avantajlısı ile bir güne iki parkı kapsayan 295 Dirhemlik bilet. Ben de bu biletle Bolywood ve Motiongate'e gittim. Bununla beraber burası ufak bir şehir olmuş, yapay bir göl yapmışlar ve etrafı Riverland adlı çok şirin bir yer.
İlk olarak girdiğim Motiongate gitmenizi önereceğim bir yer, şehirdeki en iyi eğlence merkezlerinden bir tanesi. İçeride çok iyi ride'lar, eğlenecek atraksiyonlar var. Columbia Pictures, Şirinler, Dreamworks ve Lionsgate'in üniteleri bulunuyor. Özellikle Madagascar'ın rollercoaster'i ve Hunger Games'in hayatımda ilk defa gördüğüm 3 boyutla Hoovercraft birleşimi atraksiyonuna bayıldım. Bunun dışında bir sürü daha ride var. 3 boyutlu gözlükle olanlar çok eğlenceli. Çıktığımda artık başım dönüyordu ve ben fark etmeden saatler geçmişti.
Bir sonraki durağım ise Bolywood Park oldu. Ride'ları daha zayıftı ancak Krrish: Hero's Flight tekniği açısından ilk defa deneyimlediğim bir uygulamaydı. Bu parkta en sevdiğim şey aralarda yaptıkları danslı gösteriler oldu. Çok koordineli ve ilgi çekici dans gösterileri var, tam hint işi. Buraya da gelmişken zaman ayırabilirsiniz.
34- Garden Glow: World Trade Center'a yakın olan bu ışıklı ve buzlu park görmeye değer diğer yerlerden bir tanesi. Işıklar ile çok güzel şekiller yapmışlar. Bir de buzhanesi var; gene buzlardan şekiller, hayvanlar falan yapmışlar; girmeden de bir mont veriyorlar. Son olarak çok büyük bir dinozor parkı var, kocaman makineden orijinal boylarında dinozorlar var ve dinozorlar ile ilgili bilgiler veriyorlar. Okuduğumuz kadarıyla türünde dünyanın en büyüğü olan bu parka uğramanızı öneririm, tabii mutlaka akşam uğrayın ki ışık şovu bir işe yarasın. İkili giriş toplam bilet tutarı 110 Dirhem.
35- Festical City ve İmagine Işık Şovu: Hava limanına yakın bir mesafede olan bu ufak bölgenin en büyük olayı ışık, lazer, su ve ateşi birleştirdikleri her saat başı olan inanılmaz şov... Guiness Dünya Rekorlarına girmiş özellikleri var (https://www.dubaifestivalcity.com/en/enjoy/imagine) Özellikle su perdesi ve binaya yansıtmaları, binadan suya geçişler muazzamdı. Mutlaka bu şovu izlemenizi öneririm. Burası tabii bir alışveriş merkezi ama bunun dışında, gelmişken Hard Rock'a uğrayabilirsiniz.
36- Wafi City: Gene temalı başka bir AVM daha. Bunun özelliği de Mısır temalı olması. Piramitten bir binası bile bulunuyor. En güzel yeri ise Khan Murjan Souk adlı bölümü. Türk, Mısır, Suriye ve Mısır bölümleri olan ve ortasında çok güzel bir avlusu (restaurant) bulunan bu kısmı görmeden geçmeyin. Bunun dışında 'Spa'sını da orada yaşayanlar önerdi.
37- City Walk: Dubai Mall ile La Mer arasında kalan yerde çok büyük bir şehir kurmuşlar. Bir sürü ev ve AVM olan bu yere de zamanınız olursa uğrayabilirsiniz. Ortasında sulu videolu bir şov var ama biraz zayıf. En güzeli cephe süslemeleri ve alternatif mekan olması. Bir çok Dubai'li zengin de burada yer almış sanırım, hep onları takılırken gördüm. Bir de itiraf etmeliyim ki dünyadaki en iyi açık hava AVM'lerini bunlar yapmış, tabii bastırmış parayı yaptırmışlar:)
38- Ibn Battuta Mall: AVM, AVM, AVM.. İşte bir diğeri daha.. Ama doğruyu söylemek gerekirse orjinallik adına en iyisi burası. Ibn Battuta saygı duyulan bir gezgin ve onun gezileri adına gittiği yerlerden konsept oluşturmuşlar ve her bölümü bu konseptlere göre inşa etmişler, hayli büyük bir AVM.
1335 Haziran’da, sadece 21 yaşında bir genç, dünyayı keşfetmeye başladı. Yolculuğu 24 yıl ve altı farklı ülkeye yayıldı - Tunus, Mısır, Pers, Hindistan, Çin ve Endülüs (https://www.ibnbattutamall.com/en).
1335 Haziran’da, sadece 21 yaşında bir genç, dünyayı keşfetmeye başladı. Yolculuğu 24 yıl ve altı farklı ülkeye yayıldı - Tunus, Mısır, Pers, Hindistan, Çin ve Endülüs (https://www.ibnbattutamall.com/en).
41- Dubai Frame ve Zabeel Park: Buraya ulaşmak için Al Jafiliya istasyonunda inip yürümeniz gerekli. Zabeel Park'a metro kartıyla 5 Dirhem'e girebiliyorsunuz. Bir şey yok parkın içinde, bir tek mangal bölümü var, bizim kültürümüzde olmazsa olmaz olduğu için o kısımlarını beğendim o kadar, başka parklarda görememiştim, belki de vardır, emin değilim açıkçası.
Dubai Frame ise kocaman bir tak, akşamları rengarenk olduğu için çoğu yerden görülebiliyor. Tepesine çıkmak mümkün ve 50 Dirhem, ancak şehre biraz uzakta kaldığı için gerek var mı bilmem, zira biz çıkmadık.
46- Queen Elizabeth 2 Gemisi: Müdürümden edindiğim bilgiye göre İngilizler için tarihi öneme sahip bu gemiyi Dubai'liler satın almış ve otel olarak kullanıyorlarmış. Ayrıca içerisinde çeşitli restaurantlar ve barlar bulunuyormuş. Rezervasyon yaptırarak bir akşam buraya bir şeyler yemek içmek için gidebilirsiniz.
47- Alserkal Avenue: Gördüğüm kadarıyla burası modern sanata dönüştürdükleri bir depo alanı. Çok geç giderseniz 'ne işim var benim burada' gibi bir hisse kapılırsınız. Sitesinden zamanlarını takip edip, gündüz vakti uğrayabileceğiniz bir sanat kompleksi.
48- Downtown Dubai: Sadece Dubai Mall ve Burj Khalifa'dan ibaret gibi gözükse de eğer Sheikh Mohammed Bin Rashid Boulvard'dan bir yürüyüş yaparsanız birçok cafe ve restaurantın burada da yer aldığını göreceksiniz. Etrafındaki konut projeleri devam etmekte olduğundan önümüzdeki yıllarda buralar daha popüler mekanlar olacaktır diye düşünüyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder